NICE – Vol.1 KEISUKE MATSUSHIMA

Processed with VSCOcam with t1 preset

Tatilden döneli neredeyse iki ay oldu, hala hiçbir şey yazamadım. Neden yazacağım şimdi diyorum sonra da seviyorum galiba burada yazmayı ben.

12 gün süren bu yaz tatilinde ağzımdan en sık çıkan cümleler “bir daha bu kadar uzun tatil yapmam” ya da “bir daha birkaç yeri aynı anda gezmem” oldu.

Bu sene bir vize problemi yüzünden ilk önce Milano’ya giriş yaptık, orada bir gece kaldıktan sonra trenle Nice’e geçtik. Trenle yolculuk yapmak bence bu tatilin en güzel kısmıydı. O kadar uzun zaman olmuş ki trene binmeyeli bu beş saatlik yolculuk yorgunluk değil zevkti benim için. Nice’te bes gece kaldıktan sonra ise uçakla Paris’e geçtik. Paris’e geçişimiz  inanılmaz stresli oldu çünkü uçak havalandı ve yaklaşık yirmi dakika sonra kuş sürüsüne çarptık uçak havaalanına geri dönmek zorunda kaldı sonra sekiz saat süren bir bekleyiş… Sıkıntı boşa geçen koca bir gün..

Yine her tatilde olduğu gibi bu sene de nerede yemek yiyeceğiz hepsini listeledik hatta bu sefer Fransızca menüleri Türkçe’ye bile çevirdim bomba gibi hazırlandım lakin Fransa’nın ekstra pahalı olması planlarımızda biraz değişiklik yapmamıza neden oldu bazı yerleri eledik ama yine de çok güzel yerlerde yemek yiyebildik.

Bu bizim Nice’e üçüncü gidişimiz, hani her insanın çok sevdiği bir yer vardır ya Nice’te bizim için öyle nereye gidersem gideyim en sevdiğim yer hep Nice…

Nice’e gittiğimiz ilk gün hava yağmurluydu, denize giremeyeceğimiz için o gün Saint-Paul de Vence’e gitme planı yapmıştık ama şansımıza o gün de Bastille Günüydü ve hiçbir otobüs çalışmıyordu. Biz bir kere daha bu güne denk gelmiştik ve sabah otelden çıktığımızda açık hiçbir yer yoktu, turistik falan dinlemez adamlar açmazlar dükkanları. Bir daha 14 Temmuz’da gelmeyelim diye notumuzu da aldık.

Biraz acıkınca nerede yesek diye dolanırken Mama Delices‘a denk geldik, Yunan Mutfağı… Pek yer arayasımız da yoktu, önümüzdeki 11 gün boyunca zaten hep Fransız yemekleri yiyeceğiz, oturalım dedik. Şimdi bu şehirde öyle kötü yerlere denk geliyor ki insan yemek konusunda inanamazsınız, sandviçler bile bu kadar kötü mü olur.. Eski Şehir tarafına gidin doğru düzgün yemek yenilecek yer yok. Nice’te yemeğe ya çok para harcayacaksınız ya da hep kötü yemekler yiyeceksiniz. Bu yüzden Mama’yı da buraya yazıyorum çünkü burası süper lezzetli değil ama gidilebilir. Kötü yemekler yemezsiniz, hem sarma özlediyseniz burada da var.

IMG_20140714_161554_1

Mama Delices

 

Akşam yemeği için özlemle yanıp tutuştuğum Cafe De Turin‘e gidiyoruz. En sevdiğim yerlerden, daha önce I Love Nice yazısında bahsetmiştim mutlaka ama mutlaka gidin. Burada deniz ürünleri yiyin, midye, istiridye, ıstakoz, karides, yengeç…

IMG_20140714_211246_1

Ben burada yediğim istiridyelerin tadını başka hiçbir yerde bulamıyorum. Belki de yıllar önce ilk istiridyeyi burada yediğim içindir.

IMG_20140714_212905_1

Midye yemek için ise en uygun yer burası iyi temizlenmemiş bir midye ile karşılaşmak istemiyorsanız eğer doğru Cafe de Turin‘e…

IMG_20140716_155206

İkinci gün nihayet denizdeyiz. Akşam eve dönerken (orada otelde değil dört kişi olduğumuz için ev kiraladık) Keısuke’de yer ayırttık.

 

 

KEISUKE MATSUSHIMA

Michelin yıldızlı bir restoran deneyimi yaşamak isterseniz 1 yıldızlı Matsushima’yı kesinlikle tavsiye ederim.

Keisuke Japon ve Fransız Mutfağını biraraya getirmiş bir şef. Fransızların o ağır soslu yemeklerini daha sade bir şekilde kendi mutfağının teknikleriyle birleştirip sunuyor olması çok güzel. Japon Mutfağını zaten çok severim, okul sonunda da bitirme ödevimi Japon mutfağı üzerine yapmıştım. O sade lezizliği seviyorum. Bu yüzden burası da benim favori mekanım oldu.

Processed with VSCOcam with t1 preset

İlk içeri girdiğimde loş bir ortam var, garsonlar inanılmaz şık (hatta biz yazlıkçı turistlerin yanında epey şıklar) İlk başta nereye geldim ben böyle dedirtse de sonrası çok rahat.

İsterseniz başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan fix menü de sipariş edebilirsiniz, isterseniz a la carte. Ben menüyü tercih ettim daha çok şey yiyebilmek için.

Tabii ki önce bitmeyen ikramlar var

Processed with VSCOcam with t1 preset

Açıkçası şu yeşillerin ne olduğunu unuttum, üzerinde kırmızı sos olanlar nohut unundan yapılmış mini kek dilimleri üzerindekiler ise domates sos

Kasede bulunanlar ise zencefil ve sarımsaklı krakerler

Processed with VSCOcam with t1 preset

Yumurta şeklinde bir kabın içinde gelen bu tadımlık ise ançuez, turp ve taze soğandan oluşuyor inanılmaz lezzetliydi.

Processed with VSCOcam with t1 preset

Elinde bir sepetle ingilizce bilmeyen genç garson sürekli masa masa dolaşıp ekmeği bitenlere ekmeklerini veriyordu ve nasıl lezzetli oldukları anlatılamaz, iyi ki masamıza birkaç tane bırakıp da gitmedi de  bol bol yedik. Tombik kahverengi olan ekmek kestaneli diğeri ise zeytinyağlı.

 

Başlangıç olarak,

Processed with VSCOcam with t1 preset

Girolles Fraiches

sautees aux amandes fraiches, consomme de boeuf, sabayon de truffes d’ete

Menü Fransızca olunca anlamaya çalışmak tam bir baş ağrısı, bildiğim kelime ve teknikleri biraraya getirip yemeği anlamaya çalısıyorum ama karşıma çoğu zaman anladığımdan farklı bambaşka şeyler çıkıyor. Sotelenmiş badem anlaşıldı, konsome de bildiğim bir sey, sabayon yumurta sarıları ve şekerle yapılan bir sos değil miydi trüflü de neyin nesi!!

Sıvı kısım et suyu çorba içinde trüf yağı var, üzerindekiler ise badem ve bolca trüf mantarı

Processed with VSCOcam with t1 preset

Cabillaud

roti, courgettes trompettes, chorizo, parmesan, ses fleurs en tempura, sauce aux olives noires

Morina Balığı, kızarmış kabak çiçekleri, chorizo (sucuk) ve zeytinli sos

Processed with VSCOcam with t1 preset

Chocolat noir “Manjari”

mousse de chocolat au safran, glee de fruits de la passion, sorbet azur

Kendi yemeklerim hakkinda yorumum tatlı için hiçbir şey söyleyemiyorum yediğim en güzel tatlılardan Manjari çikolatanın o kırmızı rengi ve hafif ekşimsi tadı yanında passion fruit süper lezzetliydi.

Ana yemeğim Cabillaud ise o kadar hafif bir yemekti ki, hafif tuzlu ekşimsi sosu kızarmıs sebze ve balık hep çok uyumlu.

Başlangıç yemeğimi ise içinde trüf çok fazla olduğu için eşime ikram ettim, herkesin ölüp bittiği dünyanın parası diyebileceğimiz bu mantarın yağı kullanılan her yemeğin sonu benim için kötü bittiğinden dolayı trüf yağı kullanılan yemekleri pek yiyemiyorum

Processed with VSCOcam with t1 preset

Carre d’agneau de Sisteron

roti a l’ail, ris d’agneau a la grenobloise, risotto d’epeautre du pays de Sault a la moelle, jus d’agneau au citron

Kuzenimin yediği bu yemek bence sakatat yiyenler için iyi bir seçim, ben tadına baktığımda beğendim çünkü ben sakatat severim, içinde uykuluk ilik her şey var, yemeğin tamamını yemek ağır gelir mi sanmıyorum zaten porsiyon çok fazla değil ve lezzetli.

Processed with VSCOcam with t1 preset

Mille-Feuilles de Boeuf “Simmenthal”

juste saisi au wasabi saveur japonaise

İnce dilimlenmiş 4-5parça bonfile dilimi aralarına wasabi sürülerek üstüste konulup kızartılmış, yannda da tempura yani kızartılmış kabak çiçekleri ve kabak dilimleri.

Processed with VSCOcam with t1 preset

Loup

croute pomme de terre, champignons de Paris, vinaigrette de truffes d’ete, salade mesclun

Levrek, etrafına sarılı ince bir patates kabuğu ile pişirilmiş, üzerinde ince dilimlenmiş trüf mantarı

Processed with VSCOcam with t1 preset

Artık son ikramlar yemek iki saatten fazla sürdü neredeyse ve her şey her şey çok güzeldi.

 

Neden Sevdim;

  •  Mekanın bir michelin yıldızı olmasına rağmen fiyatlar uygun
  • Yemekler hepsi çok lezzetli, hem farklı hem de bizim damak tadımıza uygun lezzetler.
  • İngilizce bilen garson çok çok ilgili yemekleri seçmenizde size çok yardımcı oluyor çünkü ingilizce menü yok.
  • Ortam loş, herkes şık giyimli ama çok rahat edebileceğiniz bir mekan.

Bence Nice’e gidince gidilmesi gereken yerlerden biri.

 

Keisuke Matsushima

22 ter rue de france
06000 Nice

 

Mama Delices

10 Rue Massenet | 10 Rue Massenet, 06000 Nice, Fransa

 

Cafe de Turin

5, place Garibaldi – 06300 NICE

 

Daha ayrıntılı Nice yazısı için .tıklayın

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir