ASİTANE
Asitane_Restaurant_2932

Anthony Bourdain birkaç yıl önce İstanbul’a gelip, burada program yapmıştı ve Asitane’ye gidip yemek yemişti, adını da ilk o zaman duydum bu mekanın.
Buraya gitmeliyim dediysem de, sonradan aklımdan çıktı.

Yurtdışından gelen yabancı misafirimize Türk Mutfağı’nı tanıtacak bir yer ararken, yeniden karşıma çıktı Asitane.
Aslında misafirimizin Türk yemeklerinden haberi var, hatta menüye bakınca “burada mercimek çorbası yok mu?” bile dedi, tabii Türk eşi olunca yemekleri öğrenmesi gayet normal.

Osmanlı mutfağı ile ilgili çok bilgim yok, bol baharat ve yemeklerde tatlı kullanmaları dışında. Menüye bakınca bazı yemekler mutfaklarımızda biraz daha hafif hale getirilmiş şekilde pişmekte.
Yemeklerimizi yerken hepimizde “bunda hangi baharat var?” gibi bir durum oluştu, tarçın ise en çok kullanılan baharat diyebilirim.

Misafir bahane, Asitane şahane diyerek düştük yollara.

İşte yediğimiz yemeklerden fotoğraflar.
İlk önce Asitane Lokmalarını sipariş ettik, fotoğraf çekemedim ama bundan mutlaka yemelisiniz, normalde fava hiç sevmem ama şahaneydi, ayrıca içinde humus, lor mahlutu ve tarator var ki lezzetleri inanılmaz.

IMG_0094

Lahana Sarması, kestaneli (1844)

IMG_0092

Kalamar Dolması, karidesli

IMG_0098

İstiridye Mantarlı İsli Çerkez Peyniri Izgarası

IMG_0093

Ciğer köftesi (1695)
Bunu da evde denesem mi diye düşünüyorum, içinde bolca tarçın vardı ben sevdim.

IMG_0099

Dana Külbastısı (1844)
Ben yemedim ama yiyenler tarafından çokça sevildiğini söyleyebilirim, özellikle içinde tarçın, incir ve üzüm olan pilavından tattım çok güzeldi.

IMG_0096

Pekmezli Ayva Dolması (1539)
Kesinlikle evde deneyeceğim bunu, ayva dolması ne şahane bir şey, özellikle de pekmezli sosu süperdi keşke daha fazla olsaydı 🙂
Yalnız menü kış ve yaz olarak değişiyor, yazın ayva dolması yerine kavun dolması varmış.

IMG_0097

Gömlek Kebabı (1764)

Birde “Has paçası Tiritli” diye bir şey söyledik ki, yani sizler paça yiyebiliyor musunuz bilmem de, pek güzel değildi. Miktarı da iştah açıcıya göre biraz fazlaydı.

Yemek gelene kadar atıştırmak için getirdikleri zeytin ezmesi ve zeytinyağı şahane, ekmekler ise sürekli gözlenerek bittiği an sıcak sıcak önünüze konuyor, suyunuzun boşaldığını bile anlamıyorsunuz, garsonların gözü size hissettirmeden sürekli üstünüzde.

Masalarda tuzluk ve biberlik yok, sanırım bizim yemekler tam kıvamında tuz eklemenize gerek yok demek istiyorlar ve gerçekten de böyle bir ihtiyaç hissetmiyorsunuz.

Yemekler biraz pahalı ama o performans ve lezzetlere göre de gayet uygun. Ben kesinlikle tavsiye ederim bizim kültürümüz olan mu mutfağı emin ve güzel ellerden bir kere de olsa gidip tatmalısınız.
Yaz menüsüne geçiş yaptıklarında tekrar gitmek istiyorum.

Menü internet sitesinde de fiyatlarıyla var.
Ayrıca gitmeden çnce rezervasyon yaptırmanız gerekiyor çünkü çok kalabalık oluyor, özellikle de turist çok fazla.

Kariye Camii Sokak No: 6 34240 Edirnekapı, İstanbul – Türkiye
Tel: (212) 635 7997 Fax: (212) 521 6631
eposta: info@asitanerestaurant.com
www.asitanerestaurant.com

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

This article has 1 comment

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir