BALKABAKLI KEK
IMG_0009 (2)

İki kişilik eve 1.5 kilodan fazla kabak alınca (paketli halde satılıyordu) haliyle kabakla bir iki şey yapmak zorunda kaldım.
Elimde olan kabakları tüketmek için o kadar çok tarif okudum ki, aklımda kalan iki tatlı daha var kabakla yapılacak.
Ama sanırım bir hafta balkabağından biraz uzak duracağım.

Eskiden çok ama çok eskiden, evde yaptığım kekler hiç böyle olmazdı. Kuru kekler olurlardı sanki ama yine de çok severek yerdik.
Ya da bu kek o kadar nemli ki, bunu yiyince eskiden  yaptıklarım bana öyle gelmeye başladı.
Bol baharatlı lezzetli bir kek oldu bu.
Ayrıca içi sünger gibi yumuşacık, bu tariften çok memnun kaldığım için üzerinde oynayıp, birkaç değişiklik yaparak yeni kekler yapabilirim.

IMG_0017

Malzemeler
280gr un
200gr toz şeker
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 paket karbonat
3 yumurta
1 su bardağı haşlanmış balkabağı (yaklaşık 200gr kadar kabağı haşlayıp, püre yapın)
1 su bardağı krema
3/4 su bardağı zeytinyağı
1 paket vanilya
Baharat karışımı,
2 çay kaşığı tarçın
1/2 çay kaşığı toz zencefil
1/2 çay kaşığı toz karanfil
1/2 çay kaşığı rendelenmiş muskat
Tüm baharatları karıştırın.

Yapılışı

  • Un, şeker, kabartma tozu, karbonat, baharat karışımı, bir çimdik tuz ve vanilyayı bir kapta karıştırın.
  • Başka bir kapta yumurtalar, yağ, balkabağı püresi ve kremayı mikser ile iyice çırpın.
  • Yağlı karışıma unlu karışımı ekleyip, iyice karıştırın.
  • Yağlanmış bir kek kalıbına malzemeyi dökün.
  • 180 dereceli önceden ısıtılmış fırında 35-40 dakika pişirin.

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir