VEGAN TARHANA

Hayat kurtaran bir tarifle geri geldim. Farkindayim bunu yazmak icin epey gec kaldim. Herkes tarhanasini yapti bile. benim gib

Hayat kurtaran bir tarifle geri geldim. Farkındayım bunu yazmak icin epey geç kaldım. Herkes tarhanasını yapti, benim gibi tarhana hasreti cekenler de kavanozu yarıladı bile. 

Vegan tarhana yapabildiğim için o kadar mutluyum ki, anlatamam. Ocak ayından beri vegan beslenen birisi olarak evdeki tarhana çorbasını içemiyor olmak çok sinir bozucu bir durumdu. Çünkü tarhana benim için bir kurtarıcı, onsuz bir ev düşünemiyorum -sevmeyeni de var o ayrı- ama eve yorgun argın geldiğiniz zaman ya da evde pişirecek bir yemek bulamadığınızda 10 dakikada hazırlanabilen kaç çeşit yemek var ki?

İstanbul’dan arkadaşım “gelirken tarhana getireyim mi?” diye sorduğunda, “getirme ben içmiyorum” desem bile, Kerim için minik bir kavanoz getirince “artık yeter” dedim. Neden ben kendi vegan tarhanamı yapmıyorum ki? Aslında bunun cevabı belli çünkü güneş olmayan bir şehirde yaşıyorum. Daha önce tarhana yaptığım için nasıl olduğunu biliyorum ama yine de internetten vegan tarhana araştırmaya başladım. Birkaç tarif buldum, eklemeler yaptım ve işte oldu. Denemek için çok az malzeme ile yapmıştım, baktım tadı muthis hemen bir tane daha yaptım.

Malzemeler

500 gr kırmızı biber
500 gr domates (kabukları soyulmuş) 
500 gr soğan
1 baş sarımsak
1/2 cup kuru mercimek 
300 gr kereviz sapı
1 kabak
250 gr haslanmis nohut
1 su bardagi bezelye
Maydanoz

1 cay kasigi kuru maya

1 kilodan biraz fazla un

Yapilisi

Tum malzemeleri doğrayın.

Mercimeği haşlayın.

Kabak, nohut, mercimek, maydanoz ve bezelye dışında tüm malzemeleri tencereye koyun.

Tencerenin yarisina gelecek kadar su ekleyip, kapağını kapatın ve sebzeler haslanana kadar pisirin.

En son mercimek, nohut, maydanoz ve bezelyeyi ekleyin. Tuzunu ayarlayın ve 10-15 dakika daha pisirin.

Ocaktan alip, iyice soğuttuktan sonra blender ile pürüzsüz hale getirin.

Daha genis bir kaba alip, icine bir cay kaşığı maya ekleyin. iyice karıştırdıktan sonra azar azar un ekleyin. Ben kıvamı katı bir hamur yapmadım biraz sulu bıraktım. Yaklasik 1 + 500 gram daha un ekledim.

Üzerini  kapatıp iyice sarın ve her gun karıştırarak 3-4 gun bekletin.

3-4 günün sonunda tarhanayı kurutacağınız alana bir örtü serin ve üzerine yağlı kağıtlar koyun. Tarhana karışımdan azar azar bu kağıtlara dağıtın. Kalın koyduğunuz zaman kuruması uzun sürüyor. 

Evin durumuna göre kuruma süresi değişebilir. 

Benim tarhanam 1 haftada kurudu. 

Notlar 

1- Tarhanayı bekleteceğiniz kap derin olsun, mayalanırken taşabilir. 

2- Tarhanayı kuruturken son aşamada çok sert hale gelene kadar kurutmayın, rondoda parçalanması zor oluyor. Ben kenarları kuru, ortası biraz yaşken rondodan geçirdim ve sonra un halindeki tarhanayı bir tepsiye yayarak birkaç gün daha kuruttum. 

3- Tarhana yaparken kırmızı biberin kabukları rondodan sonra da parça parça kalıyor. Görüntü olarak bunu istemiyorsanız önce tek başına biberleri biraz haşlayın ve kabuklarını soyun. 

4- Daha pürüzsüz olması için rondodan sonra tel süzgeçten geçirin. Ben biber kabuklarından kurtulmak için bunu yaptım, biraz zahmetli. 

5- Eğer kahve öğütme makinanız varsa rondodan geçip tam un kıvamına gelmeyen tarhananızı kahve öğütücünüzden de geçirerek pürüzsüz hale getirebilirsiniz. Ben böyle yaptım. 

6- Sarımsak tamamen sizin zevkinize göre bu miktarlar için bir baş sarımsağı azaltmayın ama arttırabilirsiniz. 

7- Beyaz un dışında bir unla denesem nasıl olur diyerek birkaç kepçe ayırdığım karışımı karabuğday unuyla da denedim. Beyaz un kullanmak istemeyenler bu unla da yapabilir. 

Malzemeler

Written by Simge Çalışkan

Küçükken hep mutfağa girerdim, çok güzel yemekler yapardım..." diye cümleye başlamak isterdim ama benim hikayem maalesef böyle başlamıyor... Evlenince aç kalmamak için yemek yapmaya başladım, soğan ve sarımsaktan nefret eden bir insandım... Bu yüzden soğansız yemek yapma girişimlerim de oldu ama tatsızlıkla sonuçlandı. Böyle bir insanın aşçı olmaya kalkışması pek de tutkulu görünmüyor farkındayım. Ama evde her gün yemek yapınca aslında yemek yemesini ve yapmasını çok sevdiğimi sadece farklı tatlar aradığımı farkettim. Yeni kitaplarla değişik yemekler denedim, yedim, içtim... Daha sonra gazetede gördüğüm bir ilanla Mutfak Sanatları Akademisi'ne yazıldım. Gerçek mutfakta çalışmak nedir hiç bilmezken mutfağın enerjisine, hızına ve hatta o adamı öldüren stresine bile aşık oldum ve artık diplomalı bir aşçıyım..

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.